
ali ural'ın kitaplarını alalı sanırım yıl oldu. "posta kutusundaki mızıka"nın methini cok kişiden duyduğumdan 3 kitabını almıştım da ilk ilgimi çeken "ejderha ve kelebek" olmuştu. 167 sayfacıktan ibaret bu kitap da diğerleri gibi uzun uzun süründü elimde. ama bu kez tamamen tembelliğimden. denemeseverler için bence çok güzel bir kitap.. kitabı okumaya başladığım dönem baya baya güzel şeyler yazar olmuştum. yazarın kelimelerle oyununa bayılmıştım. cümleleleri oldukça sıradışı ve bir o kadar da anlaşılır, içe işlerdi. son sayfalar biraz sıkmadı değil ama. son yazıları hoşuma gitmedi diye kitabı yerecek değilim ...
altını çizdiğim cümleler, paragraflar çok fazla. birkaçıyla yetineceğim, umarım içinizden alıp okuyanlar olmuştur veya olacaktır..
********
"bu dünyada ne yaptım ,diye soruyordum kendi kendime. yaşamak için yaratılmıştım, yaşamadan ölüyordum"
"susma hakkımı kullanmak istiyorum. cevap verme hakkı da diyebilirz buna. varsın herşey soru sorsun. oraklar boşuna savrulacak dudaklarımda.."
"kişinin yarısı dili, öteki yarısı kalbidir."
"bir varmış, bir yokmuş, işte denge! zaman altüst olmuş. dirilmiş ölüler. hayata kavuşur kavuşmaz ölümden konuşmaya başlamışlar ve birsoru sormuş arkadaşı diyojen'e :
-öldüğün zaman seni nasıl gömelim?
-yüzükoyun. çünkü yakında nasıl olsa her şey altüst olacak!"
"terinğ'den gelir, derin, yalnız sular için söylenir. kim derinleşebilir yalnız kalmadan!"
"kalabalık dibini göremediği her şeyi derin sanır! o vakit derin bir yara olur derinlik iyileşmeyen.."
" GÜNEŞİ OLMAYANIN GÖLGESİ DE YOKTUR"
"devenin cildine yapışan bir kurtçuk 'hasdel' kanını emen. 'haset' de kalbe yapışıp emiyor ruhu, çürütene kadar ademi. deve yaşamaya devam etti emilse de kanı. nefes alabildi mi bir kaç kez rahatça. hasetle yaşayabildi mi insan!"
"aşk kemale gelmiş bir ihtirastır. kabuklarından ayıklanmış bir çekirdektir. bütün çıplaklığıyla ve saflığıyla ruhtur. sonsuz arzularınız uzviyet ve cemiyet mevzularına esir olmaktan kurtulduğu zaman aşk olur. tatmin ile nihayet bulacak bir emele koşmaktan vazgeçtiği zaman aşk olur."
"GİTME, DENİZ BENİM, SUSUZLUKTAN ÖLSEM DE"
" ne yaman iş kalabalıktan kaçmak! kurtarmak yağmadan ruhunu. linçten gözlerini.kelimelerin yangınından."
"bizim bütün kıyılarımız kapalı"
kaç kurtar ruhunu yalnızlıkla! yalnızlık derin suların azığı"
"bütün kuşların iki kanadı var. senin daha çok kanadın olmalı..
.. gök ne kadar derin! iki kanat yetmez uçmak için!
..yetmez iki göz görmek için"
"-yalnızlar..
-yalnız bile değiller..."
"her söylediğini gör ve dehşete düş!"
"bir yüzük hediye etmene gerek yok tanımak için meçhul modeli. insan artık malum. taş maskeyle nişanlı"
" herkesin gördüğü bir dünyada kör olmalı o"
"koş ya da kaç, yeter ki farkına var hakiki merkezin"
" hangi aşa katacaklar seni bilmem. kalp nakli var, nefes nakli yok"
"yaşamak ne güzel! bir ölü olarak dolaşmak evrende"
"muhtaç olmaktansa onlara, çıkmamalı mezardan"
"uzun yaşamak mı! uzun yaşamak, upuzun uzayan bir yalandır bin yıldır söylenen. geç kalınmış bir ölüyüm ben pazar dağıldı."
" bir şey ne kadar asil ve tamamlanmamışsa, o kadar geç olgunlaşır"
"bir arayışta arkadaşlarının parçalarına rastlayanlar, eğilip alıyorlar onu. aziz bir ekmek parçası gibi kaldırıyorlar yerden ve 'bu parça senin mi!' demek yerine yolunun üzerindeki yüksek bir yere bırakıyorlar.
ey yolunda parçalarıma rastlayan arkadaş! onu bana getir! koyduğun yerde göremem belki onu!yüksek bir yerde duran şeyi yüksek bir bakış görebilir ancak. onu bana getir ve de ki: sana bir parçanı getirdim' evet böyle de ki, kaçtığım parçalarımla bütünleşeyim. 'bu parça sana mı ait?' diye sorma. sorma ki 'hayır benim değil!' diye karışmayayım karanlığa.ey yolunda parçalarıma rastlayan arkadaş. gözucuyla bakıp geçme eksilerime.merhamet et ki yerdekine,merhamet olunsun gökten. hangi ağaçta tek başına olgunlaşır meyve. zaman daraldı. bahçıvan yaklaşıyor bağa. elinde sepetiyle yaklaşıyor, az kaldı. güneş, rüzgar, yağmur ve toprak ilahiye başladı 'ömründe yiyememiş balı ne bilsin!' arılar duyar duymaz ilahiyi uçuştular ağaca. sardılar meyveleri 'hakikate erememiş aşkı ne bilsin' bir uğultuyla katıldılar koroya 'tevhidi çekememiş zikri ne bilsin!' "