zahir
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Zahir |
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi ظاهر, o da Arapça ظَاهِر (ẓāhir) kelimesinden gelmektedir.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]Belirteç
[düzenle]zahir
- elbette, kuşkusuz, şüphesiz
- Hasan bir kız seviyordu. Kız da onu sevse gerek. Olmuyormuş zahir— 2012, Attilâ İlhan, Sokaktaki Adam, İş Bankası Kültür Yayınları, s. 234
Ön ad
[düzenle]zahir