İçeriğe atla

kadar

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi قدر, Arapça قَدْر (ḳadr).

Söyleniş

[düzenle]

Edat

[düzenle]

kadar

  1. Ölçüsünde, derecesinde; kadarınca.
    • Zavallının ölümüne, emektar bir kedinin ölümü kadar ehemniyet vermemişlerdi.
      — Reşat Nuri GÜNTEKİN, 1966, Damga, s. 26, İnkılâp ve Aka Kitabevleri
  2. Büyüklüğünde, genişliğinde, miktarında.
    • O, siyah fistanının göğsünde, daha doğrusu uzun ve ke­miksiz boynuna çok yakın bir yerinde, bir kırmızı turp kadar büyük memeleri, güneşten uçları sararmış saçları, yüzünün es­merliğine nazaran fevkalade beyaz, muntazam çıplak ayakları ile bir kış gecesi rüyama girdi.
      — Sait Faik ABASIYANIK, 1935, “Bohça”, Varlık, 37. sayı
  3. dek.
    •  "Saat ona kadar sokaklarda gezdi." - Peyami Safa
    •  "İstanbul’a kadar ne zahmet buyurdunuz?" - Falih Rıfkı Atay
  4. gibi
    •  "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur." - Sait Faik Abasıyanık
    •  Sana değer verdiğim kadar ona da değer vermek zorundayım.
  5. Bir şeyin, kıyaslandığı diğer bir şey ölçüsünde, derecesinde veya büyüklüğünde olduğunu anlatan bir söz; denli, derece.
    •  "Bu merdivenleri yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır." - Yusuf Ziya Ortaç
  6. Zaman bildiren kelimelerden sonra süre belirten bir söz.
    •  "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi." - Refik Halit Karay
  7. “Aşağı yukarı, yaklaşık” anlamında bir niceliğin miktarını tahminî olarak belirten söz.
    •  "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu." - Falih Rıfkı Atay
  8. -mış ekli sıfat-fiillerden sonra geldiğinde “gibi” anlamı taşıyan bir söz.
    •  Gezmiş kadar oldum.

Belirteç

[düzenle]

kadar

  1. Miktarda, derecede.
    •  "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor." - Halide Edip Adıvar
Atasözleri
[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

ağzına kadar, avazı çıktığı kadar bağırmak, bacak kadar boyu var türlü türlü huyu var, cehenneme kadar yolu var, gözlerinin içine kadar kızarmak, iliklerine kadar ıslanmak, kazık kadar, olduğu kadar

Çeviriler

[düzenle]
belirteç

Çeviriler

[düzenle]
kadar

Kaynakça

[düzenle]