hudut
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]hudut (belirtme hâli hududu, çoğulu hudutlar)

- sınır
- Bir çiçek dermeden sevgi bağından. Huduttan hududa atılmışım ben. - F. N. Çamlıbel
- (mecaz) Bir şeyin varabildiği en son nokta.