İçeriğe atla

hudut

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça

Söyleniş

[düzenle]

hudut (belirtme hâli hududu, çoğulu hudutlar)

Türkiye-Suriye hududu. (1)
  1. sınır
    • Bir çiçek dermeden sevgi bağından. Huduttan hududa atılmışım ben. - F. N. Çamlıbel
  2. (mecaz) Bir şeyin varabildiği en son nokta.

Çekimleme

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

hudut boyu, hudut dışı

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "HUDUT :"
  • Nişanyan Sözlük'te: hudut.